Anlam Değişimlerine Göre Sözcükler
Anlam Değişimlerine Göre Sözcükler
Anlam Daralması :
Sözcükler, anlamda daralma ya da genişleme yoluyla başka bir anlama geçerek yan anlamlar kazanabilir.
Sözcüğün eskiden anlattığı şeyin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesine anlam daralması denir.
Sözgelimi "oğul" sözcüğü başlangıçta kız ve erkek anlamlarını içerirken sonradan yalnızca erkek çocukları için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.
"Erik" sözcüğü, şeftali, kayısı, zerdali anlamını içerirken, sonradan bir tür meyve için kullanılarak anlam daralmasına uğramıştır.
Anlam Genişlemesi :
Bir varlığın bir türünü ya da tekini anlatan, kullanım alanları dar olan şeyleri gösteren sözcüklerin zamanla o varlığın bütün türlerini birden anlatır duruma gelmesine anlam genişlemesi denir. Örneğin ; "alan" sözcüğü, "düz ve açık yer" anlamını içerirken anlam genişlemesine uğrayarak "iş, meslek, araştırma-inceleme" anlamlarını da kazanmıştır.
Başka Anlama Geçiş (Anlam Kayması)
Sözcüğün eskiden yansıttığı kavramdan bütünüyle farklı, yeni bir kavramı karşılar duruma gelmesine başka anlama geçiş denir. Örneğin :
"sakınmak" sözcüğü Eski Türkçe de "düşünmek, üzerinde durmak, yaslanmak, kederlenmek" anlamını içerirken sonraları "tehlikeden uzak durmak" anlamına geçmiştir.
Başka anlama geçişin bir türü de anlam iyileşmesi ya da anlam kötülenmesidir. Kötü anlamı olan bir sözcüğün zamanla iyi bir anlam kazanmasına anlam-kötülenmesi denir. Örnek :
Kötü İyi .
Mareşal (nalbant) Mareşal (Ordudaki en yüksek rütbe)
İyi Kötü .
Canavar (Canlı) Canavar (cana kıyan, yaban hayvanı, acımasız)
Deyim Aktarmaları
Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki şey arasında benzerlik ilişkisi yoluyla, birinin adını diğerine veren anlamlandırmaya deyim aktarması denir.
Deyim Aktarması şu yollarla yapılır :
1. Vücut parçaları ve organ adlarının doğaya aktarılmasıyla. Örnek :
Yokuşun başı - Toplu iğnenin başı - İki baş soğan - Dağ başı - Başa güreşmek
2. İnsanla ilgili özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılması yoluyla. Örnek :
Gökyüzündeki bulutlar, ağlıyordu bu ölüme.
3. Doğayla ilgili özelliklerin insana aktarılmasıyla. Örnek :
Kıyman a zalımlar kıyman
Kör karının bir değneği (oğul)
4. Doğayla ilgili özelliklerin yine doğaya aktarılması yoluyla. Örnek :
Deniz bütün gece kudurdu. (Köpeğe ait "kudurma" özelliği denize aktarılmış.)
5. Duyu aktarması yoluyla. Örnek :
acı soğuk (dokunma duyusuna aktarılmış)
acı çığlık (işitme duyusuna aktarılmış)
sıcak (dokunma duyusuyla ilgilidir)
sıcak bakış (görme duyusuna aktarılmış)
sıcak konuşma (işitme duyusuna aktarılmış)
Ad Aktarması
Bir sözcük ya da sözün, benzetme amacı güdülmeden, anlamca ilgili olduğu başka bir sözcük ya da söz yerine kullanılmasıdır. Bu mecaz türüne, "düz değişmece" de denir. Örnek :
- Beyaz Saray bu olaya sıcak bakmıyor. (Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı)
- Soba yandı (İçindeki odun - kömür)
- Çankaya bu yasayı onaylamaz (Cumhurbaşkanlığı)
- Okul geziye gitti. (Okuldaki öğrenciler)
- Mozart'ı severim. (Mozart'ın bestelerini)
- Doğu kan ağlıyor. (Doğu yönündeki bölgeler)
Argo
Genel dilin sözcüklerine yan anlamlar kazandırarak genel dilden ayrılan, bir meslek ya da topluluk arasında kullanılan özel dile argo denir. Argo, tek sözcükten oluşabileceği gibi söz öbekleri ve deyimlerden de oluşabilir. Örnek :
- Okutmak (elden çıkarıp - satmak)
- racon (adet - usül)
- şabanlık (aptallık - sersemlik)
- keklemek (kandırmak - aldatmak)

